Arama sonucunda gösterim alıp tıklama gelmemesi sıralama sorunu değildir: sayfa listede çıkıyor, ama başlık ve açıklama insanın yazdığı kelimeyi göstermediği için tıklama başka sonuca gidiyor. Düzeltilecek yer gövde değil, başlık ile meta açıklamasının kendisidir.
Bu iki satır, arama sonucunda sayfanız adına konuşan tek metindir. Gövde ne kadar iyi olursa olsun, listedeki satır aradığı şeyi göstermiyorsa kullanıcı sayfayı hiç açmaz. İyi haber şu: bu iki alan gövdeye dokunulmadan değiştirilebilir ve değişikliğin etkisi aynı sayfanın kendi geçmişiyle karşılaştırılarak görülebilir.
Önce hangi sayfanın derdi olduğunu bulun
Ölçmeden düzeltmeye başlamak, yanlış sayfayı elden geçirmekle sonuçlanır. Arama konsolunda sayfa bazlı listeyi açın ve iki kolona bakın: gösterim ve tıklama. Aradığınız kalıp, gösterimi yüksek ama tıklaması buna göre düşük kalan satırdır. Aynı sayfanın sorgu listesini açtığınızda da şu soruya cevap arayın: insanlar hangi kelimeyi yazıp bu sayfayı görüyor?
- Gösterimi yüksek, tıklaması düşük sayfalar: başlık ve açıklama derdi.
- Gösterimi de düşük sayfalar: başlık derdi değil, içerik ya da dizine ekleme derdi.
- Tıklaması iyi ama sayfada kalma süresi çok kısa olanlar: başlık vaat ediyor, gövde karşılamıyor.
İlk gruptaki sayfaları bir listeye alın. Hepsini birden değiştirmeyin; bir seferde birkaç sayfa yeterlidir, böylece neyin işe yaradığını ayırt edebilirsiniz.
Birinci hata: başlıkta insanın yazdığı kelime yok
En sık rastlanan durum budur. Sayfa doğru konuyu anlatır, ama başlık konuyu kendi iç dilimizle adlandırır. Kullanıcı ise aramaya kendi ayırt edici kelimesini yazar: bir kapasite, bir model adı, bir ilçe adı, nedir sorusu, kurulum kelimesi. Sonuç listesinde kendi yazdığı kelimeyi görmeyen kişi, o satırın sorusuna cevap vereceğine inanmaz.
Pratik yol şudur: başlığı yazmadan önce o sayfanın hedeflediği aramayı tek cümleyle yazın. Sonra o cümledeki ayırt edici kelimenin başlıkta geçip geçmediğine bakın. Geçmiyorsa başlık yanlıştır, gövde değil. Bu kontrol, en çok gösterim alan sayfalarda en hızlı kazancı verir.
İkinci kural uzunlukla ilgilidir. Tıklamanın büyük bölümü telefondan gelir ve orada başlık daha erken kesilir. Bu yüzden başlığın ilk kırk beş karakteri kendi başına anlamlı olmalı; marka adını, nazik giriş ifadelerini ve numaralandırmayı başa koymak bu alanı harcar.
İkinci hata: açıklama cevabı verip tıklamaya gerek bırakmıyor
İkinci kalıp daha sinsidir, çünkü iyi yazılmış gibi görünür. Meta açıklaması soruyu özetler ve cevabı da verir. Kullanıcı satırı okur, öğrenmek istediğini öğrenir ve tıklamaz. Gösterim artar, tıklama yerinde kalır.
Meta açıklamasının işi cevabı vermek değil, tıklayınca ne bulunacağını söylemektir. Hangi durumda hangisinin seçildiği, neyin hangi sırayla kontrol edildiği, listenin neye göre ayrıldığı. Bir sayı vereceksiniz ise sayının kendisini değil biçimini söyleyin; içeride örnek bir hesap olduğunu söylemek, hesabın sonucunu yazmaktan iyidir.
| Satır | Zayıf kurulum | Daha iyisi |
|---|---|---|
| Başlık | Konuyu iç dilimizle adlandırır | Aramada yazılan ayırt edici kelimeyi taşır |
| İlk kırk beş karakter | Marka ve giriş ifadeleriyle dolu | Tek başına okunduğunda anlaşılır |
| Açıklama | Sorunun cevabını verir | İçeride ne bulunacağını tarif eder |
| Vaat | Gövdede karşılığı yok | Başlıktaki tablo, liste ya da ayrım gerçekten var |
Başlıkta verdiğiniz sözü gövde karşılamalı
Tıklamayı artırmanın kolay ama pahalı yolu, başlığa gövdede olmayan bir şey yazmaktır. Başlıkta tablo diyorsanız sayfada tablo bulunmalı; altı yol diyorsanız altı madde sayılmalı; iki şeyin farkı diyorsanız o ayrım yazılı olmalı. Aradığını bulamayan kullanıcı geri döner ve bu davranış ölçülür. Kısa vadede kazanılan tıklama, orta vadede sayfanın kendisini geriye çeker.
Aynı mantık gövdenin ilk paragrafı için tersine çalışır. Orada soruyu ilk iki cümlede cevaplamak gerekir; öne çıkan parçacık ve yapay zekâ tarayıcıları o paragrafı okur. Yani cevabı saklamak yalnızca meta açıklamasında geçerli bir tercihtir, gövdede değil.
Değişikliği nasıl ölçersiniz
Yeni başlık ve açıklama yayına girdikten sonra arama motorunun sonuç satırını yenilemesi zaman alır; aynı gün ölçüm yapmanın anlamı yoktur. Sağlıklı karşılaştırma şöyle kurulur:
- Değişiklik tarihini bir yere not edin; hangi sayfada neyi değiştirdiğinizi yazın.
- Değişiklikten önceki ve sonraki eşit uzunlukta iki dönemi seçin.
- Aynı sayfa için gösterim, tıklama ve ortalama pozisyonu yan yana koyun.
- Gösterim aynı kalıp tıklama arttıysa kazanç başlıktan gelmiştir.
- Pozisyon da değiştiyse tek değişkenli bir sonuç çıkarmayın, bir sonraki dönemi bekleyin.
Mevsimsellik bu ölçümü bozar. Yılın belirli dönemlerinde aranan bir konuda, önceki yılın aynı dönemine bakmak daha doğru sonuç verir. Ölçümü yazılı tutmak da işin parçasıdır: hangi başlığın hangi sonucu verdiğini hatırlamazsanız aynı denemeyi tekrar yaparsınız.
Özet: kısa kontrol listesi
- Gösterimi yüksek, tıklaması düşük sayfaları listeleyin.
- Her sayfa için hedeflenen aramayı tek cümleyle yazın.
- O cümlenin ayırt edici kelimesi başlıkta geçiyor mu, bakın.
- Başlığın ilk kırk beş karakterini tek başına okuyun.
- Açıklamanın cevabı verip vermediğini kontrol edin; veriyorsa tarife çevirin.
- Başlıktaki vaadin gövdede karşılığı var mı, doğrulayın.
- Eşit uzunlukta iki dönemi karşılaştırıp sonucu not edin.
DigiWSS, işletmelerin web sitesi ve dijital varlıklarını yönetirken bu iki satırı da ölçüme bakarak düzenler.