Arama motorları bir metni "kim yazdı" ya da "hangi araçla yazıldı" diye değil, o soruyu arayan kişinin işine yarıyor mu diye değerlendirir. Yani bir yazının yapay zekâ yardımıyla hazırlanmış olması tek başına engel değildir; sıralamayı düşüren şey, denetlenmeden yayınlanan metnin neredeyse her zaman taşıdığı belirli kusurlardır.
Bu ayrımı net kurmak gerekir, çünkü iki yanlış sonuç da pahalıya geliyor. Birincisi "yapay zekâ kullanırsak cezalanırız" diyerek içerik üretmeyi bırakmak; ikincisi araçtan çıkan metni okumadan yayınlayıp siteyi birbirine benzeyen, kimseye bir şey anlatmayan sayfalarla doldurmak. İkinci yol, ilkinden daha çok zarar verir.
Sıralamayı belirleyen şey üretim yöntemi değil
Bir sayfanın aramada tutunması üç şeye bakar: aranan soruya gerçekten cevap veriyor mu, o cevabı başka hiçbir yerde olmayan bir bilgiyle ya da deneyimle kuruyor mu, ve okuyan kişi sayfada kalıp işini bitiriyor mu. Üçü de metnin nasıl yazıldığına değil, ne söylediğine bakan ölçütler.
Burada işletmelerin elinde bir avantaj var: sahada gördüğünüz şey yapay zekâ aracının bilemeyeceği tek şeydir. Hangi müşteri hangi soruyu soruyor, hangi arıza hangi sırayla çıkıyor, hangi adım insanları en çok yanlışa düşürüyor. Yazıya bu bilgi girdiğinde metin, aynı araçla üretilmiş yüzlerce benzerinden ayrılır.
Denetimsiz yapay zekâ metninin altı tipik kusuru
Yayına verilmeden önce aranacak kusurlar şunlar:
- Doğrulanmamış sayı. Oran, süre, yüzde, "araştırmalara göre" kalıbı. Kaynağını gösteremediğiniz hiçbir sayı sayfada kalmamalı.
- Vermediğiniz hizmetin anlatılması. Metin, sektörde yaygın olan ama sizin yapmadığınız bir işi sizin yapıyormuş gibi tarif eder. Okuyan kişi arayıp bulamadığında tek bir sonuç çıkar: güvenilmezlik.
- Aynı şeyi üç kez söyleyen paragraflar. Giriş, gövde ve sonuç aynı cümleyi farklı kelimelerle tekrarlar. Uzunluk artar, bilgi artmaz.
- İçi boş bağlaç ve kalıp cümleler. "Günümüzün rekabetçi dünyasında", "teknolojinin hızla geliştiği çağda" gibi açılışlar ilk paragrafı harcar; oysa ilk iki cümle sorunun cevabını vermeli.
- Soruyu hiç cevaplamayan yapı. Başlık bir soru sorar, metin konunun tanımını anlatır. Arayan kişi cevabı bulamadan geri döner.
- Sitedeki başka yazıyla aynı soruyu cevaplaması. Aynı konuda iki sayfa, ikisinin de sırasını düşürür. Yeni yazıya başlamadan önce o soruya zaten cevap verip vermediğinizi kontrol etmek gerekir.
Yayına vermeden önce dört kontrol
- Sayıları ayıklayın. Metindeki her rakamın üstünden geçin. Kendi sayfalarınızda ya da elinizdeki belgede doğrulayamadığınız sayıyı silin; cümleyi sayı olmadan kurun.
- İlk iki cümleyi siz yazın. Aramadan gelen kişinin okuduğu ilk iki cümle, başlıktaki sorunun doğrudan cevabı olmalı. Bu iki cümle ayrıca arama sonucunda öne çıkan parçacık olarak seçilen yerdir.
- Bir bölümü kendi deneyiminizle değiştirin. Metindeki en genel bölümü silin, yerine sahadan bir örnek koyun: hangi durumda ne olduğunu, hangi sırayla çözüldüğünü yazın.
- Kapsam denetimi yapın. Yazı sizin gerçekten yaptığınız işi mi anlatıyor? Başlıkta verdiğiniz söz gövdede var mı? "Tablo" dediyseniz tablo, "altı yol" dediyseniz altı madde olmalı.
Hangi iş araca verilir, hangisi verilmez?
| İş | Araca verilebilir mi | Gerekçe |
|---|---|---|
| Konu listesi çıkarmak | Evet | Son kararı siz verirsiniz, hata maliyeti düşük |
| Metnin iskeletini kurmak | Evet | Bölüm sırası hızlı kurulur, içini siz doldurursunuz |
| Uzun metni kısaltmak | Evet | Bilgi eklenmez, fazlalık atılır |
| Teknik adımları yazmak | Kontrollü | Her adım kendi sisteminizde sınanmadan yayınlanmaz |
| Sayı, oran, süre üretmek | Hayır | Doğrulanamayan veri en büyük itibar riski |
| Hizmet kapsamını tarif etmek | Hayır | Yapmadığınız işi anlatan metin müşteriyi yanlış yönlendirir |
| Müşteri sorusuna cevap vermek | Hayır | Cevap sizin sorumluluğunuzda, metin olarak da öyle durmalı |
Yapay zekâ aramaları tarafı
Bugün insanlar soruyu yalnızca arama kutusuna değil, sohbet eden yapay zekâ araçlarına da soruyor. Bu araçlar cevabı kurarken açık web sayfalarını okuyor ve net biçimde kurulmuş, sorusu başlıkta geçen, cevabı ilk paragrafta duran sayfaları alıntılamaya daha yatkın. Yani düzgün yazılmış bir yazı iki tarafta birden işe yarıyor.
Bunun pratik karşılığı şu: her yazıya insanın soracağı biçimde üç ila beş soru ve kısa cevap ekleyin. Soru başlığın tekrarı olmasın, cevap iki ile dört cümlede kapansın. Bu bölüm hem okuyana hem de cevabı derleyen araca en kolay okunan parçadır.
Kendi sitenizde nasıl ölçersiniz?
Bir yazının tuttuğunu anlamanın yolu, yayından birkaç hafta sonra arama performansına bakmaktır: o sayfa hangi sorgulardan gösterim alıyor ve o gösterimler tıklamaya dönüyor mu? Gösterim var ama tıklama yoksa sorun gövdede değil başlık ve açıklamadadır. Tıklama var ama kimse sayfada kalmıyorsa başlıkta verdiğiniz söz gövdede karşılanmıyordur.
Özet
Yapay zekâ ile yazılmış olmak bir yazıyı aramada geri düşürmez; denetimsiz yayınlanmış olmak düşürür. Sayıları ayıklanmış, ilk iki cümlesi soruyu cevaplayan, bir bölümünde gerçek deneyim bulunan ve sitedeki başka yazıyla aynı soruyu cevaplamayan metin, nasıl üretildiğine bakılmaksızın işini yapar. DigiWSS, işletmelerin içerik düzenini ve arama görünürlüğünü bu ölçütlerle kurar.